() - | Haber Girişi: 18.04.2021 - 14:40, Güncelleme: 18.04.2021 - 14:40
Trabzon

Trabzonspor, Hatayspor maçı spor yazarları yorumları

 

Trabzonspor, Hatayspor maçı spor yazarları yorumları

Trabzonspor, Hatayspor 1-1 berabere kaldı.
Trabzonspor, Hatayspor maçı spor yazarları yorumları Süper Lig'in 35. haftasında sahasında Atakaş Hatayspor'u konuk eden Trabzonspor, karşılaşmadan 1-1'lik eşitlikle ayrıldı. Spor yazarları da bu mücadeleyi çarpıcı sözlerle değerlendirdi.   REHA KAPSAL (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});   Trabzonspor oyuna yine dengeli başladı. Topu rakibe bırakıp orta sahada yerleşim hatası yapmadan bir bütün halinde takım savunması yapmaya çalıştı. Hücumda da Djaniny, Nwakaeme ve Bakasetas gibi oyuncuların anlık dokunuşları ve bireysel performansıyla gol üretmek istediler. Bordo-mavililer oyuna Abdullah Avcı'nın üçlü orta saha düzeninde başladı. Ancak orta saha hattında ne Bakasetas ne de Parmak box to box, oyunu iki yönlü oynayacak doğru isimlerdi. Bu tercih top rakipteyken alanları kapatarak daha dengeli bir oyun ortaya çıkmasını sağlayabilir. 4-1-4-1 saha içi formasyonu gibi... Yalnız bu durumda Trabzonspor'un orta saha ile hücum bağlantısı kesilmiş oluyor. Bakasetas bu düzen içinde oynadığı zaman, rakip yarı alan organizasyonları eksik kalıyor. Hücum zenginliği de en aza iniyor. Rakibi daha az test ediyor. Sol bek Marlon ile sağ bek Serkan da fazla hücuma çıkamıyorlar.   (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); Tabii ki oyun felsefesi ve derinlik önemli. Ama saha içi dizilişinde o hatlarda oynayacak oyuncuların o özelikleri taşıması çok önemli... Taşıyamadığı zaman Trabzonspor'un orta sahadaki iki 8 numarası, rakip yarı alanda oyunu kurgulamak, baskın hücum yönünü öne çıkarmak, daha fazla aktif dinlenme yapmak yerine hem rakibin hem de topun peşinden koşuyor. Trabzonspor'un bu kadar uzun berabere kalması ve daha fazla üretken olamamasıyla ilgili birçok neden sayabiliriz ama Bakasetas gibi tabela yapan bir oyuncunun mutlaka rakip yarı alanda ve ceza sahasına yakın yerlerde oynaması gerekiyor. Bordo-mavilerin öne geçtikten sonra oyunu geride kabul etmesi, ikinci golü düşünmemesi, skoru koruma içgüdüsüyle geriye yaslanması gol yemesine neden oldu. Edgar'ın topu ıskalaması gibi diğer oyuncuların da panikten yerleşim hatası yapmaları, rakibi önde karşılamak yerine geriye kaçarak ceza sahasına sokması da Trabzon'un hatalarındandı. Maçı bitirme adına girdikleri stres, sayısal çoğunlukları olmasına rağmen penaltı yaptırmalarına ve maçı berabere bitirmelerine neden oldu.   Hakem Zorbay Küçük; 'Kamil Ahmet topa değdi' diye Uğurcan'ın kurtardığı penaltıyı tekrarlattı. Bu kararın doğru olup olmadığından ziyade esas sorgulanması gereken Trabzonspor'un son yıllarda sıkça hakem kararlarında DENEY olarak kullanılması! İlk kararlar, enteresan işlerin sürekli Trabzon aleyhine saha içinde uygulanıyor olması nasıl açıklanır bilemiyorum! Hakem kararlarından çokça canı yanmış bir takımın, saha içinde bu kadar didik didik edilmesi futbol adına hiç adaletli değil. NECMİ PEREKLİ (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({});   Son haftalarda yaşadığı puan kayıpları ile zirve yarışının gerisinde kalan bordo-mavili takımda ilk hedef ligi ilk dört içinde tamamlayıp, Avrupa kupalarına takılmak gibi gözüküyor. Trabzonspor artık ne yapsa, kimi oynatsa ve kimle oynasa adeta berabere bitirecek diye tırnaklarımızı yer olduk. Tabii geriden gelen takımların performans durumlarına baktığımızda hallerinden hiç de şikayetçi gibi değiller, yerlerinden memnunlar. Bu durumda Trabzonspor'u dördüncülük sandalyesinde rahatsız edecek birisi gözükmüyor. Maçın kontrolü büyük oranda konuk takım Hatayspor'daydı. Trabzonspor kendi sahasında oynadı evet ama ne galibiyet, ne gol atmak ne de taraftarını bir nebze olsun güldürmek gibi bir amacının olmadığını bizlere gösterdi. Bu şartlar altında bu takımın bundan daha ileri oynaması da mümkün değil. Zira sezonu bir an evvel bitirmenin derdine düşmüş gibi bir halleri var. Fakat taraftar yine beyhude bir şekilde yine takımından galibiyet ve Abdullah hocanın ilk geldiği maçlardaki performansı bekler oldu. Abdullah hocaya şunu hatırlatmak isterim. Bu beraberliklerle ilgili ne olur hiçbir bahane üretme. (adsbygoogle = window.adsbygoogle || []).push({}); Bir takımın düzeni ile bu kadar fazla oynanması halinde başarının gelmeyeceğini Abdullah Avcı gibi bir futbol adamı bilmeyecek de kim bilecek. Abdulkadir Parmak'ı son demlerde oyundan hangi mantıkla alırsınız. Zaten kendileri hakkında oyunda kontrolü düşünülen birkaç adamdan biri de bu. Onu da oyundan alınca rakip takım savunması ile birlikte elbette rahat nefes alıp rahatça arkaya yaslanıyor. Bana göre bu takımın bu denli uyuşmasının ve sahada oyundan düşmesinin en önemli ve esas sebebi transferler hakkında bu kadar yüksek sesle bahsedilmesi sporcuları kötü yönde etkilediğini sen nasıl bilmezsin. Bundan ancak yöneticiler taraftarı uyutma konusunda kazanç sağlar o kadar.
Trabzonspor, Hatayspor 1-1 berabere kaldı.

Trabzonspor, Hatayspor maçı spor yazarları yorumları

Süper Lig'in 35. haftasında sahasında Atakaş Hatayspor'u konuk eden Trabzonspor, karşılaşmadan 1-1'lik eşitlikle ayrıldı. Spor yazarları da bu mücadeleyi çarpıcı sözlerle değerlendirdi.

 

REHA KAPSAL

 

Trabzonspor oyuna yine dengeli başladı. Topu rakibe bırakıp orta sahada yerleşim hatası yapmadan bir bütün halinde takım savunması yapmaya çalıştı. Hücumda da Djaniny, Nwakaeme ve Bakasetas gibi oyuncuların anlık dokunuşları ve bireysel performansıyla gol üretmek istediler. Bordo-mavililer oyuna Abdullah Avcı'nın üçlü orta saha düzeninde başladı. Ancak orta saha hattında ne Bakasetas ne de Parmak box to box, oyunu iki yönlü oynayacak doğru isimlerdi.

Bu tercih top rakipteyken alanları kapatarak daha dengeli bir oyun ortaya çıkmasını sağlayabilir. 4-1-4-1 saha içi formasyonu gibi... Yalnız bu durumda Trabzonspor'un orta saha ile hücum bağlantısı kesilmiş oluyor. Bakasetas bu düzen içinde oynadığı zaman, rakip yarı alan organizasyonları eksik kalıyor. Hücum zenginliği de en aza iniyor. Rakibi daha az test ediyor. Sol bek Marlon ile sağ bek Serkan da fazla hücuma çıkamıyorlar.

 

Tabii ki oyun felsefesi ve derinlik önemli. Ama saha içi dizilişinde o hatlarda oynayacak oyuncuların o özelikleri taşıması çok önemli... Taşıyamadığı zaman Trabzonspor'un orta sahadaki iki 8 numarası, rakip yarı alanda oyunu kurgulamak, baskın hücum yönünü öne çıkarmak, daha fazla aktif dinlenme yapmak yerine hem rakibin hem de topun peşinden koşuyor. Trabzonspor'un bu kadar uzun berabere kalması ve daha fazla üretken olamamasıyla ilgili birçok neden sayabiliriz ama Bakasetas gibi tabela yapan bir oyuncunun mutlaka rakip yarı alanda ve ceza sahasına yakın yerlerde oynaması gerekiyor.

Bordo-mavilerin öne geçtikten sonra oyunu geride kabul etmesi, ikinci golü düşünmemesi, skoru koruma içgüdüsüyle geriye yaslanması gol yemesine neden oldu. Edgar'ın topu ıskalaması gibi diğer oyuncuların da panikten yerleşim hatası yapmaları, rakibi önde karşılamak yerine geriye kaçarak ceza sahasına sokması da Trabzon'un hatalarındandı. Maçı bitirme adına girdikleri stres, sayısal çoğunlukları olmasına rağmen penaltı yaptırmalarına ve maçı berabere bitirmelerine neden oldu.

 

Hakem Zorbay Küçük; 'Kamil Ahmet topa değdi' diye Uğurcan'ın kurtardığı penaltıyı tekrarlattı. Bu kararın doğru olup olmadığından ziyade esas sorgulanması gereken Trabzonspor'un son yıllarda sıkça hakem kararlarında DENEY olarak kullanılması! İlk kararlar, enteresan işlerin sürekli Trabzon aleyhine saha içinde uygulanıyor olması nasıl açıklanır bilemiyorum! Hakem kararlarından çokça canı yanmış bir takımın, saha içinde bu kadar didik didik edilmesi futbol adına hiç adaletli değil.

NECMİ PEREKLİ

 

Son haftalarda yaşadığı puan kayıpları ile zirve yarışının gerisinde kalan bordo-mavili takımda ilk hedef ligi ilk dört içinde tamamlayıp, Avrupa kupalarına takılmak gibi gözüküyor. Trabzonspor artık ne yapsa, kimi oynatsa ve kimle oynasa adeta berabere bitirecek diye tırnaklarımızı yer olduk. Tabii geriden gelen takımların performans durumlarına baktığımızda hallerinden hiç de şikayetçi gibi değiller, yerlerinden memnunlar. Bu durumda Trabzonspor'u dördüncülük sandalyesinde rahatsız edecek birisi gözükmüyor.

Maçın kontrolü büyük oranda konuk takım Hatayspor'daydı. Trabzonspor kendi sahasında oynadı evet ama ne galibiyet, ne gol atmak ne de taraftarını bir nebze olsun güldürmek gibi bir amacının olmadığını bizlere gösterdi. Bu şartlar altında bu takımın bundan daha ileri oynaması da mümkün değil. Zira sezonu bir an evvel bitirmenin derdine düşmüş gibi bir halleri var. Fakat taraftar yine beyhude bir şekilde yine takımından galibiyet ve Abdullah hocanın ilk geldiği maçlardaki performansı bekler oldu. Abdullah hocaya şunu hatırlatmak isterim. Bu beraberliklerle ilgili ne olur hiçbir bahane üretme.

Bir takımın düzeni ile bu kadar fazla oynanması halinde başarının gelmeyeceğini Abdullah Avcı gibi bir futbol adamı bilmeyecek de kim bilecek. Abdulkadir Parmak'ı son demlerde oyundan hangi mantıkla alırsınız. Zaten kendileri hakkında oyunda kontrolü düşünülen birkaç adamdan biri de bu. Onu da oyundan alınca rakip takım savunması ile birlikte elbette rahat nefes alıp rahatça arkaya yaslanıyor.

Bana göre bu takımın bu denli uyuşmasının ve sahada oyundan düşmesinin en önemli ve esas sebebi transferler hakkında bu kadar yüksek sesle bahsedilmesi sporcuları kötü yönde etkilediğini sen nasıl bilmezsin. Bundan ancak yöneticiler taraftarı uyutma konusunda kazanç sağlar o kadar.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve taka61.net sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.